8 Şubat 2014 Cumartesi
Hamilelik hakkında merak edilen soru ve cevaplar
Hayatınıza girmesini sabırsızlıkla beklediğiniz minik bebeğinizin dünyaya geliş yolculuğunda sizi birçok değişim bekliyor. O bir yandan karnınızda büyürken bir yandan da yaşadığınız değişimlerle ilgili çözüm arayışları içine giriyor olmanız çok doğal.
Sizlerle Op. Dr. Seval Taşdemir'in bebeğim dergisi için cevapladığı soruları paylaşacağım.
1-) Hamileliğin belirtileri nelerdir?
Hamileliğin en önemli belirtisi regl gecikmesidir. Fakat her kadın düzenli regl kanaması yaşamıyor olabilir. Regl kanamaları; hastalıklar, mevsimsel değişiklikler, stresten etkilendiği için diğer belirtilerin de görülmesi gerekir.
En sık gözlenen belirtiler; ağrılı göğüsler, yorgunluk hissi, mide bulantısı, diğer mide şikayetleri, sık sık idrara çıkma isteği ve karında şişkinlik hissidir.
Hamileliği kesin kanıtlayan ilk belirti bebeğinizin kalp atışlarıdır ki bu da ultrason ile yaklaşık 6-7. haftalar arasında duyulabilir.
2-) Altı ay önce doğum yapmama rağmen tekrar hamile olduğumu fark ettim. Tekrar bebek sahibi olmak için çok mu erken?
Hamilelik ve doğumdan sonra vücudun eski haline dönmesi zaman alır. Bebeğinizi emziriyorsanız regl dönemleriniz doğumdan 6 hafta sonra başlayabilir. Doğumdan 6 ay sonra tekrar hamile kalmak size fiziksel bir zarar vermez, fakat psikolojik açıdan hamileliklerin arasının en az 2 yıl olması önerilir.
3-) Regl günüm üç hafta gecikmesine rağmen doktorum 8 haftalık hamile olduğumu söylüyor. Bu nasıl olur?
Doktorunuz son regl tarihini referans alarak hamilelğinizin haftasını hesaplar ve yaklaşık doğum tarihini belirler. Döllenme ve hamilelik, son regl tarihinizden 2 hafta sonrasına denk gelen günlerdeki yumurtalanma döneminde gerçekleşir. Buna rağmen kolaylık ve doğru olması açısından hamilelik haftası hesaplanmasında son regl tarihi kullanılır.
4-) Sekiz haftalık hamileyim ve çok sık başım ağrıyor, ne yapmalıyım?
Hamileliğin ilk 16 haftasında, kan damarlarında genişleme ve baş ağrısı görülür. Stresten kaynaklanan sızı, beyin bölgesindeki kasların kasılmasını arttırır ve anne adayı kendisini sürekli yorgun hisseder. Bu ağrıların bir kısmı dinlenme ile geçer. Baş ağrıları genellikle hamileliğin 3. ve 4. ayında kaybolur. Eğer ağrılarını devam ederse başka bir neden olup olmadığı araştırılmalıdır.
5-) Tahmini doğum tarihi nasıl hesaplanır ?
Hamilelik son regl tarihinden itibaren 40 haftadır. Son regl tarihine 7 gün ekleyip 3 ay geri gidildiğinde tahmini doğum tarihi bulunabilir.Örneğin; son regl tarihi 5 Mart 2001 olan bir hamilenin tahmini doğum tarihi 12 aralık 2001'dir.
6-) Kendimi çok yorgun ve uykulu hissediyorum, neden ?
Bu hormonal ve damarsal değişikliklere bağlı olarak hamileliğin ilk dönemlerinde sık görülen bir durumdur. Bebeğinizin plasentası gelişmektedir ve bu sırada vücudunuz her zamankinden daha fazla çalıştığı için dinlenmeye daha çok ihtiyacı vardır. Hamilelik ilerlediğinde bu yakınmalar kendiliğinden geçer. Ancak siz yinede tam sayım kan tahlillerinizi yaptırmayı ve altta yatan kansızlık olup olmadığını öğrenin.
Hamilelikte görülen kansızlığın nedenlerini şöyle sıralayabiliriz;
- Folik asit yetersizliği,
- Basur ya da benzeri patolojiler nedeni ile kan kaybı,
- Demir içerikli besinlerin yetersiz alımı ( Hayvansal gıdalar ve yeşil yapraklı sebzeler bol miktarda tüketilmeli )
- Gelişmekte olan bebeğin annesinin kan depolarını tüketmesi.
- Travma ve kaza gibi durumlarda fazla miktarda kan kaybetmek.
7-) Saçımı boyatmak istiyorum. Boyanın bebeğime bir zararı olurmu?
Hamileliğin ilk 3 ayında annenin maruz kaldığı zararlı etkiler, bebeği diğer aylara göre daha çok etkiler. Örneğin; izotretinoin içerikli sivilce ilaçları doğumsal anormalliklere neden olur. Saçları ilk 3 aydan sonra, bitkisel boyalarla boyatmak gerekir.
8-) Midem sürekli bulanıyor Bu bulantılar ne zamana kadar devam edecek? Bulantılar için ne önerirsiniz?
Hamileliğin 8. haftasında başlayan bulantılar 16. haftaya kadar sürebilir. Hamilelikte yükselen B-HCG hormonuna bağlı oluşan bulantı çoğul hamileliklerde daha fazla olur. Sık sık ve az yemek ile önlenebilen bulantılar sağlıklı bir hamileliğin göstergesidir.
Aşırı bulantı ve kusmalarda kilo kaybı, susuzluk, asidoz, kusmaya bağlı kas güçsüzlüğü, istemsiz kasılmalar, pıhtılaşma bozuklukları ve psikolojik bozukluklar olabilir. Aşırı kusmaya bağlı çok nadiren yemek borusunun yırtılması, bazı beyin hasarları, karaciğer ve böbrek yetmezlikleri de görülebilir. Böyle bir durumda hemen doktorunuza haber verin.
Hamileliğin 5-6. haftasında başlayan bulantılar ilk 3 ay devam edip daha sonra azalır. Yağlı, baharatlı ve ağır gıdalar mide bulantısını arttırır. Bu sebeple hafif ve kuru gıdalar tercih edilmelidir. Az ve sık öğünlerle beslenerek midenin boş kalması önlenmeli ve sıvı alımı arttırılmalıdır.
Halk arasında bitki çaylarının bulantıya iyi geldiği söylense de dikkatli içilmelilerdir. Papatya, nane, zencefil, kuşburnu gibi bitki çayları hamilelerin özellikle miktarlarına ve sıklıklarına dikkat ederek içebilicekleri bitki çaylarıdır. Ama yine de içip içemeyeceklerini doktorlarına danışmalarında yarar vardır.
Ayrıca düşük kan şekeri, potasyum ve magnezyum dengesizliği, B6 vitamininin düşük seviyede seyretmesi, stres ve yoğun çalışma temposu, yemekten hemen sonra dişlerin fırçalanması da bulantıların belli başlı sebeplerindendir.
Bulantılarınızı azaltmak için şunları yapın;
- Bulantıların yoğun olduğu süreçte anne adayları yemek, sigara, alkol ve parfüm kokusundan uzak durun, bol bol temiz havada yürüyüşler yaparak bu süreci en sağlıklı şekilde atlatın.
- Hafif ve kuru gıdalar tercih edin.
- Günde 3 öğün yerinde en az 6 öğün, az ve sık yemek yiyin.
- Sıvı alımını arttırın, ama yemeklerden 1 saat sonra su içmeye başlayın.
- Dinlenin ve mümkün olduğunca stresten uzak durmaya çalışın.
- Evdeki düzeni, bulantıyı azaltacak şekilde değiştirin ve gerekirse yemekleri başka birisinden hazırlmasını isteyin.
- Kusma çok şiddetli ve su kaybı fazla olduğunda yatak istirahatı yapın ve gerektiğinde damarlardan beslenmeye geçin. 48 saat sonra ağızdan gıda alımına başlayarak damarlardan beslenmeyi yavaş yavaş azaltın.
- Temiz hava iyi gelir. Bu nedenle odanızın penceresini açık tutun ve kısa yürüyüşlere çıkın. Bu mide bulantınızın geçmesine yardımcı olur.
- Mide bulantısını azaltmak için yemeklerde sonra 10-15 dakika dik pozisyonda oturun.
- Gece yatmadan önce yoğurt, süt, meyve suyu ve kraker gibi hafif yiyecekler tüketin. Bunlar sabah bulantısını azaltır.
9-) Sigara içmek hamileliğimi nasıl etkiler?
Sigara bebeğin oksijenlenmesini azaltarak büyüme geriliğine ve erken doğuma neden olur. Bebeğinizin sağlıklı olması için hamilelik döneminde sigarayı mutlaka bırakmanız gerekir.
Sigaranın hamileliğe olumsuz etkileri şunlardır;
- Erken doğum riskini arttırır.
- Düşük riskini arttırır.
- Yarık damak gibi bazı doğumsal anormalliklerin görülme riskini arttırır.
- Düşük doğum ağrılığı görülme oranlarını yüzde 30 arttırır.
- Anne karnında bebek ölüm riskini arttırır.
- Çocukta ileri dönemlerde astım ve benzeri kronik hastalıkların görülme riskini arttırır.
- Çocuğun ileriki yaşamında öğrenme yeteneğinde azalmaya neden olur.
- Çocuğun hiperaktif olmasına neden olur.
- Çocuğun davranış bozukluğu görülme riskini arttırır.
10-) İlk ultrasonografi ne zaman yapılmalı?
Beklenen regl günü geçtikten yaklaşık iki hafta sonra hamilelik ultrasonografik olarak tespit edilir ve bebeğin gelişimi izlenir. Genel olarak hasta doktoruna geldiği ilk muayenesinde ultrasona alınmasında fayda vardır.
Ancak ilk ultrason muayenesi, amacına uygun olarak hastaya göre değişiklik gösterebilir. Daha sonra fetüsün gestasyonel yaşa uygunluğunu görmek için en doğru zaman ilk trimester ( ilk 3 aylık dönem ) iken, doğuştan gelen anomalilerin saptanması 18-22. haftalar arasıdır. Çünkü hamileliğin orta döneminde organların gelişimi tamamlanmamış ve anatomik oluşumlar doğru değerlendirme için uygun büyüklüğe ulaşmıştır.
11-) Bebeğimin kalp atışlarını duymaya ne zaman başlayacağım?
Bebeğin kalp atışları 10-12. haftalar arasında duyulmaya başlanır. Bebeğinizin kalp atışlarını doktorunuz Doppler cihazı veya Doppler ultrasonografi ile size dinletebilir.
12-) İlk hamileliğim düşükle sonlandı. Tekrar düşük olmaması için ne yapmalıyım?
Hamileliklerin yüzde 20'si düşükle sonlanabilir. Hamileliğin ilk dönemlerinde görülen düşükler genellikle genetik bozukluklara bağlı olur ve bunların önlenmesi mümkün değildir.
Ayrıca bazı enfeksiyonlar, progesteron adı verilen hormonun eksikliği ve bağışıklık sistemindeki bozukluklar da düşüklere neden olabilir.
Önceki hamileliği düşükle sonlanan kişilere gerekli incelemeler yapılmalı ve bu hamileler, hamilelikleri süresince doktor kontrolü altında olmalıdır.
13-) Az miktarda lekelenmem var ( vajinal kanamam ) oldu, acaba düşükmü yapıyorum?
Hamilelerin hemen hemen yarısında hamileliğin ilk 8-12. haftasında lekenme görülür. Bu hamileliklerin yarısı düşükle sonlanır. Ayrıca dış gebelikte de vajinal kanama görülebilir. Gerekli hormon tetkikleri ve ultrason incelemesi ile kanamanın nedeni ve hamileliğin devam edip etmediği anlaşılır. Kanama zaman zaman bir sorunun nedeni olsa da çoğu zaman için pek anlam ifade etmeyebilir. Kanama yüzünden paniğe kapılmamalısınız. Fakat kanamanızı takip etmeli ve doktorunuza haber vermelisiniz.
Kanamanın sebeplerini şu şekilde sıralayabiliriz;
İlk 3 aylık dönemdeki kanamalar:
Düşük: İlk 3 aydaki kanamanın sebebi düşük olabilir. Bilinen hamileliklerin yüzde 20'si düşükle sonlanır. Bunların çoğu da ilk 12 hafta içinde olur. Buna rağmen kanama sizin düşük yaptığınız anlamına gelmez. İlk 3 ayda kanaması olan kadınların en az yarısı düşük yapmaz.
Dış gebelik: Embriyonun rahim dışına bir yere yerleştiği zaman gelişen durumdur. Düşükten çok daha az rastlanır. Ancak embriyo rahim dışında bir yere yerleştiyse, normal bir bebek oluşamaz. Buda iç kanamaya neden olabilir. Dış gebelikler, annenin hayatını kurtarmak için sonlandırılması gereken durumlardır.
Tutunma kanaması: Döllenmeden yaklaşık 10-14 gün sonraya denk gelir. Yerleşme veya tutunma kanaması şeklinde de ifade edilir. Döllenen yumurtanın rahminize tutunması sırasında oluşur. Normal regl kanamanıza göre daha erken, damla damla ve daha açık renkte görülür ve uzun sürmez. Bazı kadınlar bu hafif kanamayı regl kanaması olarak düşünüp hamile olduklarının farkına bile varmazlar.
Rahim ağzındaki değişiklikler: Hamilelikteki bu tip kanamalar genellikle normaldir. Hamile kaldığınız zaman, rahim ağzındaki kan miktarında ve kan akımında artış olur. Böylece bu bölgede, cinsel lişki veya karın egzersizleri gibi olaylardan sonra hafif kanama olasılığı meydana gelir.
Hamileliğe bağlı olmayan nedenler: Vajina duvarındaki yırtıklar da lekelenme nedenidirler. Bazı rahim ağzı enfeksiyonları da erken hamilelik dönemindeki kanamaya sebep olabilir.
İkinci ve üçüncü 3 aylık dönemdeki kanamalar:
Hamileliğin 2. yarısında görülen hafif kanamaların en yaygın nedeni rahim ağzının büyümesi ve şişmesi olarak açıklanabilir. Fakat bu kanama bazen sizin ya da bebeğinizin hayatını tehtit edebilir.
Geç hamilelik dönemindeki ciddi kanamaların en yaygın sebebi plasenta ile ilgilidir. Bunlar da plasentanın aşağıda yerleşmesi ya da plasentanın rahimden ayrılması sonucu oluşur.
Kanamanın sebepleri:
Düşük: İkinci 3 ayda düşük, ilk 3 aya göre daha az görülmesine rağmen bu risk devam eder. Vajinal kanama ve takiben kasıklardaki kramplar en önemli düşük habercisidirler. Uzun süren kanama ve kramplar çoğunlukla düşükle sonuçlanır.
Sadece bozulmuş veya boş hamilelikte kanama görülmeyebilir ve teşhis ancak ultrasonografi ile konulur. Ayrıca vajinadan doku parça düşmesi görülebilir. Bu bulgular saptandığında derhal doktorunuza başvurmanız gerekir. İstirahat ve doktorunuzun önereceği ilaçlar düşüğü önleyebilir.
Rahim ağzı problemleri: Rahim ağzındaki enfeksiyon, büyümüş ya da şişmiş rahim ağzı, ikinci yada son 3 ayda kanama nedeni olabilir. Rahim ağzının açılması, erken doğuma yol açan bir durumdur. Sıklıkla hamileliğin 18-23. haftaları arasında gelişir ve acil müdahale etmek gerekir.
Plasentanın aşağıda yerleşmesi: İkinci ya da son 3 ayda orta ile ciddi kanama sebebi, plasentanın aşağıda yerleşmesi olabilmektedir. Plasenta, rahmin o kadar aşağısına yerleşir ki, doğum kanalına açılan yeri kısmen ya da tamamen kapatır. Bu durumun asıl belirtisi ağrısız açık kırmızı vajinal bir kanamadır. Bu kanama bazen kendiliğinden durur, fakat günler ya da haftalar sonra tekrar başlar. Acil tedavi gerektiren ciddi bir durumdur.
Plasentanın erken ayrılması: Hamilelerin yüzde 2'sini etkileyen bir durumdur. Plasenta, doğum olayından önce rahim iç duvarından ayrılmaya başlar. Bu da sıklıkla karın ağrısıyla birlikte kanamaya sebep olur. Son 12 hafta içindeyken görülen bir durumdur.
Rahim yırtılması: Daha önce sezeryen ile doğum yapmış kadınlarda, rahimdeki cerrahi kesi yerinin birbirinden ayrılmasıdır. Nadir görülse de ciddi bir durumdur. Vajinal kanamanın yanında ciddi karın ağrısı da olur. Bebeğin, karın boşluğuna girmesine neden olabilir.
Erken doğum: Hamileliğin 20-37. haftasındaki hafif kanama, erken doğumu işaret edebilir. Özellikle beraberinde kasık ya da karında basınç hissi, aşırı bel ağrısı, karında kramp yada rahimde kasılmalar varsa bu durumu daha çok düşündürür. Eğer 36 haftadan önce doğum belirtilerinden herhangi birisi oluşursa hemen doktorunuza haber vermeniz gereklidir.
Doğumun başlaması: Hamilelerin vücudu doğuma hazırlanırken, rahim ağzı incelir ve genişler. İnce yada ipliksi bir akıntı gelişir. Akıntı kanla karışık da olabilir. Buna halk arasında nişan da denilir. Doğumun normal bir işareti olup, beklenen doğum tarihinden bir veya iki hafta öncesinde görülebilir.
14-) Bağışıklık sistemindeki bozukluklara bağlı düşükler nasıl tedavi edilir?
Annenin bebeğe ve plasentaya ( bebeğin eşine ) ait dokulara karşı gösterdiği anormal cevap sonucu düşükler gerçekleşir. Bebeğe ve plasentaya ait proteinlere karşı annede oluşan antikorlar kan yolu ile bebeğe ulaşır ve zarar verir. Normal hamileliklerde mevcut olan bloke edic faktörler bunu engeller. Immunoterapi ile amaçlanan anne adayında, gelişen bebeği koruyabilmek için gerekli bağışıklık sistemi cevabının oluşturulmasıdır. Immunoterapi aktif veya pasif yolla sağlanabilir.
Aktif immunoterapi ( Aktif aşılama ) : Baba adayından alınan kandan ayrıştırılan lenfosit adı verilen hücreler anneye verilerek bloke edici faktörlerin oluşması sağlanır. Bu tedaviyle birçok kadın sağlıklı çocuk sahibi olabilir. Canlı doğum olasılığının artması yanında bu tedavi sonrası elde edilen hamileliklerde büyüme geriliği, erken doğum ve anomali riskinn de azaldığı görülmüştür. Bu aşının başarısı annede bloke edici faktörlerin oluşabilmesine bağlıdır. Hastaların yüzde 75'inde bu faktörlerin oluştuğu tespit edilmiştir.
Pasif immunoterapi ( Pasif aşılama ) : Intravenoz, immunglobulin uygulaması ( damar içine immunglobulin verilmesi ) ile yapılır. Genellikle hamilelik öncesinde başlayan tedaviye ayda bir kez olmak üzere hamileliğin 28. haftasına dek devam edilir.
Heparin ve bebek aspirine de özellikle pıhtılaşmaya neden olarak düşüğe yol açan bağışıklık sisteminin tedavisinde kullanılabilir.
15-) Kan grubum RH negatif. Çiftlerde kan uyuşmazlığı hamilelik ve doğumu nasıl etkiliyor?
Kan grubu RH negatif olan kadın, kan grubu RH pozitif olan bir erkek ile evli ise ve RH pozitif bir bebek taşıyorsa kan uyuşmazlığı görülebilir. Kan grubu RH negatif olan bir hamilenin kan dolaşımına RH pozitif kan ( bebeğin kanı ) karışırsa bağışıklık sistemi uyarılır ve oluşan antikorlar plasentaya geçer. Var olan hamilelikte veya sonraki hamileliklerde bebeğe zarar verir. Bu durumun engellenmesi için hamilelere 28. haftada RhoGAM adı verilen immünglobülin preparatı uygulanır. Düşüklerde de sonraki hamileliklerin sağlıklı olabilmesi için RhoGAM uygulanmalıdır.
16-) Manikür ve pedikür yaptırabilir miyim?
Hamilelikte manikür ve pedikür yaptırılmasında herhangi bir sakınca yoktur Hamileliğin ilerleyen dönemlerinde kadının kendi ayak bakımını yapması zorlaşacağından pedikür yaptırmak daha mantıklıdır. Dikkat edilmesi gereken nokta, manikür ve pedikürü kendi özel olarak alacağınız ve başkaları ile kesinlikle paylaşmayacağınız setiniz ve aletleriniz ile yaptırmanızdır. Ancak güzellik salonlarındaki kimyasal kokular hamileliğin ilk dönemlerinde bulantıyı tetikleyebilir. Bu nedenle iyi havalandırılmış mekanları tercih edin. Ve doğumu tetikleyebileceğinden ayak masajı yaptırmayın.
17-) Aldığım vitaminler kusmama neden oluyor, bu normal mi?
Düzenli ve dengeli beslenen bir kadında hamilelik sırasında tüm vitaminleri dışarıdan vermeye gerek yoktur. Dengeli bir beslenme ile hamile bir kadın gerektiği tüm vitaminleri zaten alır. Ancak B grubu vitaninler hamileliğe bağlı bulantı ve kusmaların önlenmesinde etkilidir. Hamilelik artan kan yapımı nedeniyle demir gereksiniminin arttığı bir dönemdir. Yine hamile bir kadında kalsiyum gereksinimi de fazlalaşır. Süt ve süt ürünleri ile bu kalsiyum alınabilse de dışarıdan vitaminler ile desteklemek yararlıdır. Hamilelikte folik asit kullanımı da son derece önemlidir. Eğer vitamin kullanımı midenizi çok bulandırıyorsa, vitaminleri tok karna veya yatmadan önce alırsanız mide bulantısını önleyebilirsiniz.
18-) İlk 3 ayda kaç kilo almalıyım?
Tüm hamilelik boyunca sağlıklı olanı 8-10 kilo alınmasıdır. Normal kiloda hamile kalan anne adaylarına, ilk 3 aylık dönemde ( birinci trimester ), 1-3.5 kilo arası almaları önerilir. Bundan sonraysa haftada yaklaşık 400 gram almaları uygun bulunur. Kilo fazlası olan annelerin ise, birinci trimester'i kilo almadan tamamlamaları, ardından haftada en fazla 300 gram almaları gerekir.
Bazı anne adayları, estetik kaygılarla kilo almaktan çekindiklerinden sağlıklı şekilde kilo almazlar. Ancak bu, bebeğin gelişimi ve emzirme dönemi için son derece tehlikelidir.
Dikkat edilmesi gereken diğer önemli konu da; hamileliğin ilk 3 ayında fazla kilo alan kadınların genellikle hamileliğin sonuna dek istenenin üzerinde kilo almalarıdır.
19-) Vajinaya baskı ve sık idara çıkma hissi normal mi ?
Hamilelik döneminde rahim büyüyerek mesaneye baskı yapar. Bu da baskı hissine ve sık idrara çıkmaya neden olur. Bu durum hamileliğin ilk 12 haftasına kadar devam ettikten sonra rahmin yükselmesi ile kaybolur fakat hamileliğin son döneminde tekrar görülür. Anne adayları idrar yapma ihtiyacını asla ertelememelidirler. Beraberinde idrar yaparken yanma, ağrı gibi şikayetler varsa bu durumun idrar yolu enfeksiyonunun habercisi olabileceğini unutmayın ve doktorunuza danışın.
20-) Sürekli kabız oluyorum, ne yapmalıyım?
Kanda düzeyleri yükselen hamilelik hormonları ve diyetiniz buna neden olabilir. Hamilelik hormonları tüm düz kaslarda olduğu gibi sindirim sisteminin düz kaslarında da gevşemeye neden olurlar. Bu gevşeme bağırsak hareketlerinin yavaşlamasıyla sonuçlanır. Ayrıca hamileliğin son dönemlerine doğru iyice büyümüş olan rahmin rektuma ( kalın bağırsağın sol kısmı ) baskı yapması da kabızlık gelişmesini kolaylaştırıcı bir etkendir. Bol sıvı alarak ve lifli besinlerden zengin beslenerek de kabızlık önlenebilir. Günde iki litre sıvı almanız, sebze ve meyve, yulaf ezmesi gibi lifli besinleri daha fazla ve her gün tüketmeniz, ayrıca düzenlik egzersiz yapmanız faydalı olacaktır.
21-) Sağlıklı bir bebek sahibi olmak için ne yapmalıyım?
Sağlıklı çocuk sahibi olmak isteyen anne ve babaların hamilelikten 6 ay önce sağlıklı beslenecekleri bir diyete girmeleri gerekir. Bu 6 aylık diyetin ardından çocuk sahibi olmaları onlara büyük avantaj sağlar. Çünkü, alkol alan bir baba eğer alkollüyken eşi hamile kalırsa, bebeğin genetik yapısında bozukluklar olabilir. Ayrıca, anne karnındaki bebeğin sinir hücrelerinin bölünmesi 4. aydan sonra durur ve bu hücreler gelişmeye başlar. Bu gelişimin çok ağır olması, bebeğin zeka seviyesini yükseltir. Ancak düzensiz ve aşırı beslenme olduğunda annenin karnındaki bebeğin sinir hücreleri hızlı gelişir. Bunun sonunda da doğacak bebeklerin zeka seviyelerinde bir düşüş olur.
Bu nedenle anneler, hamileliğin 4. ayından sonra sıkı bir diyete girmelidirler. Ayrıca hamilelik süresince sağlıklı ve dengeli beslenmek, sigara, alkol ve diğer zararlı maddelerden uzak durmaki düzenli olarak doktor kontrolüne gitmek sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmenize ve sağlıklı bir bebek sahibi olabilmenize yardımcı olur.
22-) Hamile olduğumu fark etmeden biraz alkol aldım. Bebeğime bir zararı olur mu?
Hamilelik henüz fark edilmeden alınan alkol bebeğe zarar vermez fakat hamilelik döneminde alkol kullanımına kesinlikle son verilmelidir. Hamilelerin çok az alkol almaları bile, doğacak bebeğin beynindeki microglial hücrelerini öldürür. Hamile bir kadın içki içtiği zaman, alkol plasentadan embriyoya geçer ve bebeğe ciddi zarar verir, bebeğin özürlü olmasına bile neden olabilir.
23-) Şiddetli öksürüyorum. Göğüs röntgeni çektirebilir miyim?
Hamilelik döneminde çok zorunlu hallerde karnı çelik yelek ile koruyarak göğüs röntgeni çekilebilir. Amerikan Radyoloji Birliği'nin açıklamasına göre hiçbir tanısal radyolojik işlem, gelişmekte olan embriyo ve fetüse zarar verecek yüksek doz radyasyon içermemektedir.
Birçok x-ışını tetkikleri boyunca ( ayak, bacak, baş, diş veya çene gibi ) üreme organları doğrudan x-ışınına maruz kalmaz. Bu tür durumlarda doğmamış çocuk için herhangi bir risk bulunmamaktadır.
Fakat karın, mide, böbrek gibi gövdenin alt kısımları için uygulanan x-ışınları doğmamış çocuğu korumasız bırakabilir.
24-) Hamileyim ve şiddetli grip geçiriyorum. Ne yapmalıyım?
Hamilelik gibi vücut direncinin fizyolojik olarak azaldığı durumlarda grip anne ve bebeğin sağlığını ciddi şekilde etkiler.
Bebeğin ana rahminde gelişimini hatta anne ve bebeğin hayatını tehdit edebilir. Gribin doktor kontrolünde atlatılması, anne ve bebeğin sağlığı açısından çok önemlidir. Gribe yakalandıysanız, bebeğinize zarar vermemek için gelişi güzel ilaç kullanmamanız gerekli. Gribin etkileri genellikle çok ağır değildir ve bebeği doğrudan etkilemez.
Ancak anne ağır bir gribe yakalanırsa, organ sistemlerini etkileyen grip, dolaylı olarak bebeğe de zarar verir. Bu sebeple, zorunlu durumlarda doktora danışılarak bebeğe zarar vermeyen antibiyotik ilaçlar kullanılabilir.
Gripten korunmanın en iyi yollarından biri, salgın dönemlerinde kalabalık yerlerde bulunmamak ve grip olan kişilerle yakın temasa girmemektir. Anne adayının, grip olan kişilerle aynı ortamda bulunması şartsa ortamın sık sık havalandırılması gerekir. Elleri sık sık yıkamakta gribe karşı koruyucu bir önlemdir. Gribe yakalanan anne adayı bol sıvı almalı ve mümkünse ilaç almadan gribi atlatmaya çalışmalıdır. Solunum yollarının buğu yaparak veya zararsız boğaz pastilleri ile yumuşatılması, gerektiğinde parasetamol grubu ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlarla vitaminlerin kullanılması gribin atlatılmasına yardımcı olabilir.
25-) Bebeğimin hareket ettiğini ne zaman hissedebilirim?
İlk bebeğine hamilen olanlar bebeğin ilk hareketini genelde hamileliklerinin 18 ile 24. haftaları arasında fark ederler. İkinci ya da sonraki hamileliklerinde olan anne adayları ise biraz daha erken, genelde 16. haftadan sonra bebeklerini fark ederler. Bebeğinizin hareketlerini hamileliğin 24. haftasına dek hissetmediyseniz mutlaka doktorunuza başvurun.
26-) Hamileyken seyahat etmek sakıncalı mıdır?
Hamileliğinizin son ayına kadar seyahat etmenizde bir sakınca yoktur, yalnız uzun süreli yolculuklarda sık sık kalkıp dolaşmak ve bol sıvı almak yararlı olur. Tatil mekanını seçerken de iyi düşünmelisiniz. Aşırı sıcak ve yüksek rakımlı bölgeler anne adayları için uygun değildir. Yurt dışına gitmeyi planlıyorsanız, az gelişmiş ülkelere yapılacak seyahatlerden kaçınmalısınız. Bu ülkelere yapılacak seyahatler sırasında hem o ülkedeki tıbbı imkanların yetersizliği hem de bu ülkelerde yaygın olarak görülen malarya ( sıtma ) gibi mikrobik enfeksiyonlar hamileliği olumsuz etkiler. Seyahate çıkan kişilerde en sık görülen problemlerden biri olan ishal aşırı su kaybına yol açar, bu durum anne adayını ve bebeğe olan kan akımını bozarak gelişmekte olan bebeği olumsuz etkiler. Özellikle gezi sırasında içilen suya çok dikkat edilmesi sadece kapalı kutularda satılan içeceklerin içilmesi, kesinlikle buz kullanılmaması gerekir. Dışarıda hazırlanmış salata, az pişmiş et ve mayonezli ürünlerin tüketilmesinden kaçınılmalıdır. Seyahete çıkarken ishali önlemek için önerilen antibiyotikleri anne adaylarının kullanması sakıncalıdır. Anne adaylarında ishal görüldüğünde bol sıvı almak ve doktora danışarak antibiyotik kullamak gerekebilir.
Tatilin sakıncalı olduğu durumlar şunlardır;
Düşük öyküsü, rahim ağzı yetmezliği, dış gebelik öyküsü, erken doğum öyküsü, plasental anomaliler (bebeğin eşine ait problemler), vajinal kanama veya düşük tehdidi, çoğul hamilelik, hamlelik zehirlenmesi öyküsü, hipertansiyon, diyabet (şeker hastalığı), kalp hastalığı ve diğer organ sistemlerine ait kronik hastalığı, ağır anemisi ( kansızlık ) olan hamilelerin özellikle yurt dışı ve uzak yerlere seyahat edecek olmak.
27-) Arabayla mı yoksa uçakla mı yolculuk yapmam daha uygun olur?
Her ikisi ile de yolculuk yapabilirsiniz, ancak dikkat etmeniz gereken kuralları unutmayın.
Araba ile yolculukta ;
Araba ile yolculuk sırasında rahat edebileceğiniz koltuğu seçin. Gerekirse sırtınızı ve boynunuzu yastıkla destekleyin ve mutlaka emniyet kemerinizi bağlayın. Emniyet kemeriniz karnınızı sıkmayacak şekilde yeterince gevşek olmalıdır. Uzun sürecek yolculuklarda saatte bir durarak mutlaka biraz dolaşın. Yanınızda acıktığınızda atıştırabileceğiniz hafif, besleyici yiyecekler ve su, meyve suyu gibi içecekler bulundurun. Araba tutması gibi bir yakınmanız varsa yolculuk öncesinde bu problemi önlemek için kullanabileceğiniz ilaçları mutlaka doktorunuza danışın.
Uçak ile yolcukukta ;
Birçok havayolu şirketi hamileliğin 36. haftasına dek izin verir. Tatilinizi dönüş tarihindeki hamilelik haftasını göz önünde bulundurarak planlayın. Hamileliğin son 3 ayında özellikle 4 saatten fazla sürecek uçak yolculuğu zorunlu olmadığı sürece önerilmez. Özellikle uzun sürecek uçak yolculuklarında mutlaka bol sıvı alın. Her yarım saatte br kalkarak dolaşın ve bacaklarınızı sık sık hareket ettirin. Uçağın kanat hizasındaki bölümü uçuş açısından en rahat bölümüdür. Mümkünse bu bölgede ve kalkarken rahat edebileceğiniz koridor kenarında bir koltuğa oturun. Tüm uçuş boyunca mutlaka kemerinizi bağlı tutun.
28-) Hamileyken kahve içmeyi bırakmalı mıyım?
En sık sorulan soruların başında kahve içimi gelmektedir. Hamilelik döneminde kahve içiminden endişe duyulmasının sebebi, kahvenin içinde bulunan kafeindir. Fazla miktarda kahve içmenin düşüklere, erken doğuma ve düşük kilolu bebek doğumuna neden olduğunu gösteren çalışmalar vardır.
Yapılan araştırmalar hamilelik sırasında günde 300-400 mg'dan daha az alınan kafeinin anne adayı ve bebek üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi olmadığını gösterir. Hamile olmanız kahve içmekten vazgeçmeniz anlamına gelmez, ancak bu dönemde günde 1-2 fincandan fazla kahve içmeniz önerilmez. Eğer Türk kahvesi tiryakisi iseniz günde 1-2 fincan kahve içebilirsiniz.
29-) Hamileyken bilgisayar kullanmak bebeğe zarar verir mi?
Bilgisayar kullanırken yayılan ışınlardan etkilenmemek için bilgisayardan 50 santim uzakta oturmak gerekir. Bu cihazlar arka ve yanlarından daha fazla ışın yaydıkları için kullanmadığınız diğer cihazlardan da bir metre uzakta oturmaya özen gösterin. Bilgisayar ile çalışmaya bağlı psikolojik ve fizyolojik stres ayalanan çalışma saatleri ve molalar ile azaltılabilir. Çalışma ortamı ve masanın dizaynı stres azaltmakta da etkilidir. Rahat koltuklar ve masalar, belden destekleyici yastıklarda yararlı olur. Uzun süre mola vermeden çalışmak kaslarda gerginlik, tendonlarda ve bağlarda inflamasyon ve dolaşımda bozukluğa yol açar. Bütün bunlarda hamile bir kadında huzursuzluğun artmasına sebep olur. Belirli aralıklarla ara vermek gerekir. Bunun için 2 saatte bir 20 dakika mutlaka ara verilmelidir. Zaman zaman masanızdan kalkarak yürüyüş yapmanız iyi gelecektir. Ayrıca baş ve boyun hareketleri ile omuzlar ve ayaklarınızı hareket ettirmeniz de dolaşımınızı olumlu etkiler. Bilgisayar kullanmak zorunda olan hamileler bu sıraladığımız önlemlere dikkat ederek hamilelikleri boyunca güvenle, endişe duymadan bilgisayar kullanabilirler.
30-) Hamilelik sırasında dişlerime daha fazla mı özen göstermeliyim?
Hamile kalmadan önce tam bir ağız muayenesinden geçerek ağız hijyenine kavuşmalı ve bunu sürdürme alışkanlığı kazanmalısınız.
Hamilelikten önceki günlük ağız ve diş bakımına aynen devam etmelisiniz. Hamilelik sırasında oluşan hormon artışı, ağız mukozasını dış etkenlere, özellikle bakteri plaklarına karşı daha hassas yapar.
Günde en az iki kez diş fırçası ve diş ipi kullanarak etkili diş bakımı yapıp plak birikimine engel olunmalıdır. Ağız gargaraları ya da ılık tuzlu su ile gargara yapılmalıdır. Özellikle ılık tuzlu su diş etlerini rahatlatır ve diş eti hassasiyetini azaltır. 3-4 aylık periyotlarla diş taşı temizliği yaptırmak zorlaşan ağız hijyenini korumak için ideal bir yoldur. Hamilelik sırasında kustuktan hemen sonra dişlerinizi fırçalamayın.
Tıbbi açıdan gerekli ise dolgu yapılmasında bir sakınca yoktur. Bu sırada kullanılan lokal anestezik maddeler bebeğe zarar vermez. Fakat kozmetik amaçlı işlemlerin hamilelik sonrasında yapılması önerilir.
31-) Hamile kaldığımdan beri saçımda değişiklikler görüyorum. Saçlarım hamilelikten sonra yine eski halini alacak mı?
Hamilelik döneminde artan hormonlara bağlı olarak saçlarda dökülme görülebilir. Bu durum hamilelik sonlandıktan sonra düzelir ve saçlar eski sağlığına kavuşur.
32-) Amniyosentez nedir?
Amniyosentez, bebeğin içinde yüzdüğü sıvıdan örnek alınarak incelenmesi için yapılan bir işlemdir. 35 yaş üstündeki anne adaylarında, riskli hamileliklerde ve AFP testinin sonucunun normal olmadığı durumlarda bu işlem yapılır. Sıvıdan yapılan incelemelerde bebekteki genetik bozukluklar tespit edilir. Amniyosentez, hamileliğin 14 ve 18. haftaları arasında yapılan bir testtir. Mongol bebek veya spina bifida gibi anomalileri tespit etmek için kullanılır. Her hamileliğe amniyosentez yapılmaz, çünkü amniyosentezin her yüz kadından 1'inde düşüğe yol açma riski vardır.
Doktorunuz aşağıdaki durumlarda amniyosentez önerebilir;
- Mongol bebek riskinin yüksek olduğu 37 yaş ve üzerindeyseniz.
- Ailede spina bifida gibi kalıtsal bir hastalık var ise.
- AFP ölçümünüz yüksek çıkmışsa.
- Down sendromu hastalığı tarama testi sonucu risk gösteriyorsa.
Öncelikle bebeğin ve plasentanın yerini belirlemek amacıyla ultrasonografi yapılır. Daha sonra karından ince bir iğne ile girilerek bebeği çevreleyen sıvıdan bir miktar alınır ve bu sıvıdaki hücreler incelenir.
33-) Ara sıra sağ kasığımda ağrı oluyor. Dış gebelik mi var?
Dış gebelik tüm hamileliklerin yüzde 2'sinde karşımıza çıkar. Dış gebelik öyküsü, geçirilmiş enfeksiyon veya cerrahi işlem varsa risk yüzde 5-10'a yükselir.
Dış gebeliğin bazı belirtileri vardır. Henüz tüpte hasara yol açmadığı zaman, karın içinde kanamanın olmadığı erken dönemdeki yakınmalar pek de belli olmaz, hatta hiçbir yakınma da olmayabilir. Ancak alt karın bölgesinde ve kasıkta ağrı, regl dönemi gecikmesinden sonra lekelenme tarzındaki vajinal kanamalar, göğüslerde hassasiyet ve bulantı hissi sıklıkla rastlanan şikayetleri oluşturur. Dış hamilelik tanısı konulmadan, karın içine kanama başlamışsa, alt karın bölgesinde ani ve şiddetli, bazen omuza vuran bir ağrı ile tansiyon düşmesine bağlı baygınlık hissi de ortaya çıkabilir.
Dış hamilelik, düşükle çok sık karıştırılmaktadır. Çünkü düşükte de regl dönemi gecikmesi sonrasında kasıklarda ağrı ve kanama şikayetleri olur. Kasık ağrısı ve kanamanız varsa mutlaka doktorunuza başvurmalısınız.
34-) Hamile kaldıktan sonra cildim bozuldu. Ne yapmalıyım?
Hamileliğin ilk döneminde, yükselen hormonlara bağlı ciltte değişiklikler görülür. Bu dönemde, her zaman kullandığınızdan farklı içerikteki kremleri kullanmayın. Bu kremlerin içerdiği etken maddeler size ve bebeğinize zarar verebilir. Alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Zaten vücudunuz bu hormonlara alıştıktan sonra cildiniz zamanla düzelecektir. Siz cilt temizliğinizi ve her zaman kullandığınız nemlendiricinizle bakımınızı düzenli olarak yapmaya devam edin. Ekstra bir krem veya kozmetik ürünü kullanmayın. Eğer çok şikayetçiyseniz bir dermatoloğa başvurmanızda sakınca yoktur.
35-) Hamileliğim sırasında vücudumda çatlaklar oluşmaması için ne yapmalıyım?
Cildinizin yapısına göre gerilmeye bağlı çatlaklar oluşabilir. Hamilelerin yüzde 90'ına yakınında hamilelikleri sırasında çatlaklar oluşabilir.
Hamilelikte cildiniz normalden çok daha fazla gerildiği için karnınızda, kalçalarınızda ve göğüslerinizde küçük kırmızı çizgiler oluşur.
Sizde çatlak oluşup oluşmayacağı, kalıtımsal olarak sahip olduğunuz cilt tipine de bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bazı kadınların ciltleri daha esnektir. Ancak çatlakları engelleyemezsiniz. Cildinizde çatlakların oluşmasını kesin olarak engelleyen herhangi bir ürün yoktur. Cildin nemli tutulmasını sağlayan kremler çatlak oluşumunu engellemede yararlı olabilir. Doktorunuza danışarak bu ürünlerden de kullanabilirsiniz. Hafif egzersizler de etkili olacaktır. Ancak en iyi yöntem bol sıvı tüketmektir.
36-) Karnımın ortasında oluşan koyu çizgi kalıcı mı ?
Hamile kadınlar hamilelik dönemiyle birlikte ciltlerindeki ve vücutlarındaki değişimleri fazla önemsememeli ve olumsuz düşüncelere kapılmamalıdırlar. Bu değişimler normaldir. Özellikle açık tenli kadınlarda hamilelikten artan hormonlar meme ucunda koyulaşmaya, karnın ortasında koyu renkli çizgi belirmesine ve yüzde lekelenmelere neden olur. Güneşe maruz kalındığında artan bu lekeler ve koyulaşmalar engellenemez. Ancak endişelenecek bir durum da yoktur, çünkü genellikle doğumdan sonra kaybolur. Güneşe çıkmadan önce güneş koruyucu faktörlü kremler kullanmanız iyi olacaktır.
37-) Vajina akıntım arttı, ne yapmalıyım?
Vajinal akıntı hamilelik sırasında görülen en sık yakınmalardan biridir. Vajinal akıntının rengi ve kokusu son derece önemlidir. Eğer akıntı şeffafsa, kötü kokulu değilse ve kaşıntı yoksa enfeksiyon düşünülemez. Bu akıntı, yükselen hormonlara bağlıdır. Bu akıntıdan korunabilmeniz için, pamuklu iç çamaşırları kullanılması ve temizliğe dikkat edilmesi önerilir. Akıntı sarı renkli, kokulu ise ve kaşıntı eşlik ediyorsa enfeksiyon düşünülerek doktora başvurulması gerekli ve tedavinin yapılması gerekir. Fazla vakit kaybetmeden, en kısa zamanda doktorunuza başvurmanızda fayda var.
38-) Güvenlik kontrol kapılarından ( X-ray ) geçmem, bebeğimin sağlığını tehlikeye atar mı?
Bu cihazlar x-ışınlarını ( röntgen ) ile çalışmazlar.. Güvenlik kontrollerindeki metal detektörlerinde oluşan manyetik alan Manyetik Rezonans (MR) uygulamalarındakinden daha azdır. Yapılan bilimsel çalışmalar bile MR incelemelerinin bebek üzerinde herhangi bir zararlı etkisinin olmadığını ortaya koymuştur. Üstelik özel kapıdan geçiş sırasında manyetik alana maruz kalma süresi MR ile kıyaslanamayacak kadar kısadır. Ayrıca el detektörlerinin de hamileler ve bebekler açısından hiçbir risk oluşturmadığı yapılan araştırmalarla gösterilmiştir. Yani kapı girişlerindeki kontrollerin bebeğiniz üzerinde olumsuz hiçbir etkisi yoktur.
39-) Evimde iki tane kedim var. Hamileliğim sırasında problem yaratır mı?
Kediler Toksoplazma Gondi olarak adlandırılan ve toksoplazmozis hastalığına yol açan paraziti taşır. Hamilelik döneminde bu parazit alınır ve bebekte enfeksiyon oluşursa, zeka geriliğine, körlüğe ve diğer bazı anormalliklere yol açar. Bu parazit kedi dışkısı ve iyi pişmemiş etlerle bulaşır. Bu parazitlerle karşılaşan kişiler, genelde enfeksiyonu fark etmeden hafif bir grip gibi atlatırlar. Çiğ et yemekten kaçınmak, çiğ etle temas ettikten sonra ağzı ve gözleri ellememek, sebze ve meyveleri çok iyi yıkamak, kedi dışkısı ile temas edileceğinde eldiven kullanmak gibi basit önlemlerle bu enfeksiyondan korunulabilir.
40-) Kuşlarımızı hamile kalınca komşumuza vermeli miyim, bizimle kalmalarında sakınca var mı?
Kuşlar evde beslemek için fazla tercih edilen hayvanların başında gelir. Aslında kuşlardan insanlara bazı hastalıkların bulaşması mümkündür, ancak bu çok sık karşılaştığımız bir durum değildir. Kuşlardan insanlara en fazla bulaşma olasılığı olan hastalık Psittakozis'tir. Hemen hemen her kuş türü klamidya psittaci adı verilen bir mikroorganizmanın neden olduğu bu hastalığın taşıyıcı olabilmekle birlikte en sık papağanlardan bulaşır. Ancak şimdiye kadar hamilelerde psittakozis enfeksiyonu görülme sayısı oldukça azdır. Genelde grip benzer bulgular verir. Son dönemlerde hasta ya da ölü bir kuşla temas öyküsü olan bir hastada zaatüre bulguları saptandığında psittakozisten şüphelenilmelidir. Kuşunuzu komşunuza geri vermenize gerek yok, ancak kafesin temizlenmesi sırasında eldiven kullanmanız ve temizlik sonrası ellerinizi mutlaka yıkamanız gerekir.
41-) Sıcak banyo sakıncalı mı?
Hamilelik döneminde aşırı sıcak olmayan, ılık su ile banyo yapmak daha güvenlidir. Sıcak su vücut ısısını arttırarak zararlı olabilir. Ilık su ile alınacak banyonun hiçbir zararı yoktur. Bir de banyo yaparken evde yalnız olmamaya ve kapınızı kitlememeye önem verim. Unutmayın ki, herhangi bir sorunla karşılaştığınızda yardıma ihtiyacınız olabilir. Ayrıca, kanama riskinizi arttırabileceğinden dolayı banyo süresini fazla uzun tutmamaya, 15-20 dakika ile sınırlandırmaya dikkat edin.
42-) Arabada emniyet kemeri takmam sakıncalı mı?
Arabada mutlaka emniyet kemeri kullanmak gerekir. Emniyet kemeri kullanmadığınız zaman bir kaza olursa karnınız direksiyona çarpar ve pelvis kemiklerinde kırık oluşur, plasenta ( bebeğin eşi ) rahimden ayrılarak bebeğin kaybedilmesine neden olabilir. Karnınız büyüdükten sonra kemeri rahmin aşağısında, pelvis kemiklerin hemen üzerinde kullanmak gerekir.
43-) Güneşlenmek sakıncalı mı ?
Hamilelik sırasında hassaslaşan cilt özel bir koruma ve bakım istiyor. Güneş, anne adaylarının cildinde lekelenmelere yol açarken, güneşsiz bronzluk sağlayan kremler ve solaryum da bebeğe zarar verebiliyor.
Yazın sağlıklı görünümünü cildine taşımak isteyen herkes bronzlaşmanın yollarını arayacak. Ancak anne adayları bu keyfi yaşarken hem kendilerini hem de bebeklerini düşünmeliler. Anne adayları güneş ışığına korunmasız çıkmamalıdır.
Hamilelik döneminde artan östrojen hormonu yaz aylarında güneşe maruz kalan anne adayının cildinde koyu lekelenmelere neden olur. Özellikle alın bölgesinde, burun ve üst dudak çevresinde görülen bu lekeler, bazı kadınlarda doğumdan sonra bile kalıcı olabilir. Aşırı güneş ışığı sadece kozmetik açıdan değil, sağlık açısından da anne adayı ve bebeğe zarar verebilir.
Hamileler sabah 09:00-10:00 arasında ve akşam 16:00'dan sonra koruma faktörü 30-50 olan ürünler kullanarak güneşlenebilir.
Ancak bu sırada bol sıvı almaya, aşırı sıcaktan etkilenmemeye özen göstermekte şart. Çünkü gerek solaryum sırasında gerekse güneşlenirken vücut ısısının yükselmesi, anne karnındaki bebeğe zarar veriyor.
44-) Hamileliğim sırasında hangi sporları yapmamda bir engel yok?
Dengenin önemli olduğu jimnastik, dağcılık ve benzeri sporlardan kaçınılmalıdır. Rahminizin büyümesine bağlı olarak ağırlık merkezi değişir ve dengenizi kaybedebilirsiniz. Çarpışma risk olan her spordan da uzak durulmalıdır. Ayrıca at binmek, kayak ve dalış da hamilelik döneminde önerilmeyen ve son derece tehlikeli sonuçlara yol açabilecek sporlardır.
Hamilelik öncesinde hiç spor yapmayanlarda yürüyüş iyi bir başlangıç olabilir. Yürümek hem size hemde bebeğinize iyi gelecektir. Hamilelik esnasında yapılabilecek en güzel sporlardan biri de yüzmektir. Yüzme esnasında suyun kaldırma gücü sayesinde denge mükemmel bir şekilde sağlanır ve vücuttaki pek çok kas grubu çalıştırılmış olur.
45-) Tükürüğümün arttığını hissediyorum. Bu normal mi?
Bu durum hamileliğin ilk döneminde daha sık görülür ve hamilelik ilerledikçe azalır. Fitalizm olarak adlandırılan bu durum, artmış tükürük salgısından, azalmış mide hareketlerinden ve mide bulantısına bağlı görülen yutma güçlüğünden kaynaklanabilir.
Ayrıca bulantı sırasında kadının tükürüğünü yutmaktan bilinç dışı olarak kaçması ve bu nedenle üretilen sıvının ağız içinde birikmesi de neden olabilir. Böyle bir durumda sorun tükürük salgısının artışı değil, yutulmasının azalmasıdır.
Tükürük salgısının artmasının nedenlerinden birisi de hamilelikte çok sık görülen mide yanmasıdır. Hamilelik sırasında mide içeriğinin yemek borusuna kaçması nadir değildir. Böyle bir durumda asit yapıda olan mide içeriği yemek borusunu döşeyen dokularda rahatsızlığa neden olur ve kişi bunu yanma olarak hisseder. Yemek borusunda asit miktarının artması sonucu beyne gide uyarılar tükürük salgısını arttırır. Artmış olan bu salgının içinde fazla miktarda asit dengeleyici bikorbonatlar bulunur ve tükürük yutulduğunda yemek borusunda bulunan fazla asidi nötrazlize eder. Benzer şekilde kusma durumunda da yemek borusu içinde asit arttığından tükürük salgısı da salgılar.
46-) Doktor kontrolüne daha sık gitmeye ne zaman başlamalıyım?
Hamileliğin 28. haftasından sonra doktor kontrolleri sıklaşır. Bu zamandan sonra artık her 2-3 haftada bir kontrole gitmek gerekir. 36. haftadan itibaren ise, her hafta doktor kontrolüne gitmek gerekir.
47-) Ara sıra çarpıntı ve nefes darlığı hissediyorum, normal mi?
Büyüyen rahim derin nefes almayı güçlendirir. Kalp atım hızı da hamilelik döneminde artar. Kahve içilmesi, pozisyon değişiklikleri ve yorgunluk çarpıntıya neden olabilir. Bu şikayetler dinlenince kısa sürede geçer.
Hamileliğin son dönemlerinde nefes alamama gibi hissetme şikayeti ortaya çıkabilir. Bunun nedeni akciğerlerin hemen altındaki düz kas tabakasının büyüyen rahmin yaptığı basınç sonucu yukarıya doğru yükselmesidir. Bu çok az miktar olarak görülebilir, fakat akciğer kapasitesini düşürmek için yeterli bir durumdur. Bunun sonucu akciğerlere yeteri kadar hava girmez.
Aynı zamanda hamilelikte artan hormonlar da solunum merkezi üzerine etki ederek daha derin nefes alıp vermeye neden olurlar. Sonuç olarak hamilelik sırasında toplam akciğer kapasitesi azalabilir. Fakat her nefeste alınan hava miktarı hacim olarak artar. Kendi rahatsızlığınız dışında, bebeğiniz ile ilgili endişelenmenize gerek yoktur. Genişlemiş dolaşım ve solunum sistemleri sayesinde bebeğiniz yeterince oksijen almaktadır.
Vücut duruşunuzu düzeltmek, hem hamilelik sırasında hemde sonrasında daha iyi nefes alıp vermenizi sağlar. Oturup kalkarken sırtınızın düzgün ve omuzlarınızın arkada olmasına dikkat edin. Aşırı olmamak üzere yapılan egzersizler de hamilelik sırasında yararlıdır.
Nefes nefese kalma, hamileliğin son birkaç haftasında azalır. Çünkü bu dönemde bebek aşağı doğru indiğinden akciğerler üzerinde olan basınç ortadan kalkar. Bu şikayetin fazla olduğu kadınlarda kansızlığın olup olmadığı da yeniden gözden geçirilmelidir.
Normal olarak hamileliğin ikinci yarısı boyunca anneler bebeğin hareketlerini sık olarak hissederler. Hamileliğin son dönemlerinde bebeğin kilosu artarken, rahim içindeki hareket sahası daha da azalır. Buna bağlı olarak hareketlerinde eskiye kıyasla bir azalma olabilir. Bu dönemde bebeğin hareketlerini etkileyen birçok faktörde olabilir. Anne adayının pozisyonu, beslenme miktarı ve sıklığı ve dışarıdan gelen sesler bebeğin aktivitesini değiştirebilir.
Çoğu zaman aktif ve çalışan hamileler, bebeğin hareketlerini her zaman takip edemeyebilirler. Gün boyu takip edildiğinde en az 10 kez bebeğin hareketi hissedilmelidir. Geç hamilelikte anne tarafından sürekli hissedilen bebek sağlıklıdır.
Bebeğin hareketlerinde ani bir azalma, problemin işareti olabilir. Bebek hareketlerinin durması durumunda bebek kalp seslerinin çoğunlukla takip eden 24 saat içinde kaybolduğu gözlenmiştir. Aksi bir durumda hemen doktoruna başvurmalısınız. Son ay içinde bebeğin iyiliğini değerlendirmek için belirli aralıklarla tokokardiyografi (NST) denilen teknikten de yararlanılır.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder